“Montreal’de sinema eğitimi alırken, zamanın 24 kareye bölünmüş o kusursuz akışına hayran kalmıştım. Ancak bir süre sonra, o akışın içindeki ‘tekil anların’ peşine düşmeye başladım. Gazetecilik disiplini bana gerçeği aramayı; analog fotoğrafçılık ise o gerçeği beklemeyi öğretti.
Shutterlag (Deklanşör Gecikmesi), dijital dünyada bir hata olarak görülür. Benim dünyamda ise bu, bir düşünme payıdır. Işığın filme değmeden önce zihnimde yarattığı o son salise... Bu yazımda, sadece fotoğrafları değil, o ‘gecikmiş anların’ arkasındaki insan hikayelerini ve kimyasal süreçleri paylaşacağım.”
İlk Sergi: Unstaged Realities (Kurgusuz Gerçekler)
“İlk koleksiyonumda, Anadolu’nun üç farklı yüzüne, 35mm bir tanıkla baktım.
Mabedin İlmekleri: Caminin gölgesindeki o yorgancı dükkanı, bana zanaatın kutsallığını hatırlattı. Gürültülü bir şehrin ortasındaki bu sessiz üretim, analogun sabrıyla ne kadar da benzer...
Ferdi: Barınağa giden o aksak adımları karede göremezsiniz. Ama elindeki sigarayı tutuşunda, toplumsal yardımlarla ayakta duran bir adamın o sarsılmaz vakarını hissedebilirsiniz. Ferdi, sokağın kurgusuz kahramanıdır.
Arkeoloji Müzesi: Taşa kazınmış bir figür ile gümüş nitrata kaydedilmiş bir kare... İki farklı çağın dökümantasyonu arasında kurduğum bu sessiz diyalog, serinin kapanışını yapıyor.”
Karanlık Oda Notları“Neden dijitalin hızı yerine analogun yavaşlığını seçtim? Çünkü banyo sürecindeki o belirsizlik, hayata dair en dürüst metafor. İlk banyolarımda yaşadığım hatalar, aslında ışığın bana verdiği derslerdi. Bu bölümde ilerleyen haftalarda daha farklı konulara değineceğim.”
“Bu yolculuğun bir parçası olduğunuz için teşekkürler. Eğer bu tanıklığı desteklemek ve bir sonraki 6x6 orta format çekimlerimin film masraflarına katkıda bulunmak isterseniz, bana Ko-fi üzerinden bir rulo film ısmarlayabilirsiniz.Irys üzerindeki galerimin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
Önümüzdeki günlerde, İstanbul’un mavi saatlerinde görüşmek üzere.
Mustafa Öcal Journalist & Analog Storyteller“